2 Kasım 2012 Cuma


Bütün kitle hareketleri, taraftarlarında ölümü göze almak ve birlikte harekete geçmek duygusu yaratır. Ortaya koydukları program ve telkin ettikleri öğreti ne olursa olsun bütün kitle hareketleri aşırılığı, gayreti, parlak umutları, hoşgörüsüzlüğü ve nefreti körüklerler. Bütün kitle hareketleri hayatın belirli bölünmelerinde güçlü faaliyet akışı yaratmaya muktedirdir ve körü körüne bir inanç ve sadakat ister.

Öğreti ve ilham yönünden ne kadar farklı olurlarsa olsunlar, bütün kitle hareketleri ilk taraftarlarını aynı tip insanlar arasından seçer ve aynı düşünce tarzındaki insanlarla ilişki kurar.

Her ne kadar aşırı Hristiyan, aşırı Müslüman, aşırı milliyetçi, aşırı Komünist ve aşırı Nazi arasında belirgin farklar bulunmaktaysa da bunları harekete geçiren aşırılığın aynı kökten geldiği kabul edilebilir. Bunları, etki alanını genişletmeye ve dünya egemenliğini ele geçirmeye iten güç için de aynı şekilde düşünülebilir. Kendini adamak, inanç sahibi olmak, iktidar peşinde koşmak, birleşmek ve nefsinden feragat etmek gibi duyguların ortak noktaları vardır. Kutsal öğretilerin ve amaçların iç yapısında büyük farklar olmasına rağmen, bunları etkili hale getiren etkenlerde büyük benzerlik vardır. Hristiyan öğretisine ait etkenleri gören bir kişi aynı zamanda Nazi, Komünist ve milliyetçi öğretinin etkisine ait nedenleri de görmektedir. İnsanların uğruna öldükleri kutsal amaçlar çok farklı olsa bile, o insanlar esas itibariyle aynı şey için ölmektedirler.

Bütün kitle hareketlerinin ilk taraftarları arasında hayal kırıklığına uğramış kişilerin çoğunluğu oluşturması ve bunların genellikle kendileri gibi olanlarla birleşmesi gerçeğine dayanarak farz edilmiştir ki:

1) Hayal kırıklığının bizzat kendisi, kışkırtıcı hiçbir dış etkiyi gerektirmeksizin, kesin inanç adamının kendine özgü karakteristiklerinin çoğunu yaratmaya yeterlidir.

2) Etkili bir saptırma tekniği, temel itibariyle, hayal kırıklığına uğramış kişilerdeki kolayca eğilim gösterme ve uyma yeteneğini, istenilen yönde eğitmek ve o yönde tespit etmekten ibarettir.

Bu varsayımların gerçekten geçerli olup olmadığını denemek için, hayal kırıklığına uğramış kişiyi etkileyen kötü durumları, bu tepkilerin kesin inanç adamının tepkilerine uygunluk derecesini ve nihayet, bu tepkilerin bir kitle hareketinin doğuşu ve yayılışını ne şekilde kolaylaştırdığını incelemek gerekmiştir. Ayrıca, saptırma tekniğinin geliştirildiği ve fiilen uygulandığı çağımızdaki kitle hareketlerinin geçtiği yolları izlemek ve bu suretle bu saptırıcı kitle hareketlerinin taraftarlarını kasten hayal kırıklığına sevk ettiği ve böylece onların eğilimlerini otomatikmen kendi çıkarları yönünde geliştirdiği görüşünün doğru olup olmadığını araştırmak gerekmiştir.

İçinde yaşadığımız bu günlerde, kesin inanç adamının içgüdü ve tepkileri hakkında bilgi sahibi olmak çoğumuz için gerekli bir durum halini almıştır. Her ne kadar içinde yaşadığımız çağ dinsiz bir çağsa da, inançlı olma yönünden durum tam tersidir. Kesin inanç adamı her yerde yürüyüşe geçmiştir ve gerek saptırma gerekse düşmanlığı tahrik etmek yoluyla dünyayı kendi hayaline uygun bir hale sokmaktadır. Bizler onun tarafına geçecek de olsak, onun karşısına çıkacak da olsak, kesin inanç adamının bünyesini ve potansiyelini elimizden geldiği kadar tanımak bizim yararımızadır.

İhtiyatlı olmak yönünden bir konuyu daha eklemek herhalde gereksiz sayılmamalıdır. Kitle hareketlerinin familya benzerliğinden söz ettiğimiz zaman, "familya" kelimesini canlıların tasnifi anlamında kullandık. Domates ve köpek üzümü aynı familyadandırlar. Her ne kadar bunların birisi besleyici diğeri zehirliyse de, her ikisinde de aynı olan birçok morfolojik, anatomik ve fizyolojik özelliklerdeki benzerlikleri, biyoloji bilgini olmayan bir kişi bile görebilir. Kitle hareketlerinin birçok ortak özelliği olduğu varsayımı, bütün kitle hareketlerinin aynı eşitlikte yararlı veya yıkıcı olduğu anlamına gelmez.

Eric Hoffer, Kesin İnançlılar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder