Kısaca özetlersek: Boş bir silindir şapkadan bir tavşan çıkar. Tavşan çok büyük olduğu için bu sihirbazlık numarası milyarlarca yıl alır. Tavşanın ince tüylerinin en tepesinde çocuklar dünyaya gelir. Bu yüzden çocuklar bu müthiş sihirbazlığın nasıl yapıldığına şaşabilecek bir konuma sahiptirler. Ancak büyüdükçe tavşan kürkünün diplerine doğru sokulurlar. Ve orada kalırlar. Burası öyle rahattır ki bir daha asla kürkün ince kıllarına tırmanmaya cesaret edemezler. Yalnızca filozoflar dilin ve varoluşun en uç sınırlarına giden bu tehlikeli yola çıkmaya cesaret ederler. Bazıları diğerlerine yetişmeyip geri kalsa da, bir çoğu tavşanın ince tüylerine sıkıca tutunup, aşağıda tavşanın yumuşak derisine yayılmış yiyip içerek yan gelip yatanlara seslenirler :
''Baylar bayanlar.'' derler. ''Boş bir evrende dönüp duruyoruz.''
Ama kürkün dibindekiler filozoflarn dedikleriyle ilgilenmezler.
''Aman. Ne gürültü edip duruyorlar bunlar böyle ? '' derler. Sonra da konuşmalarına devam ederler. ''Yağı uzatır mısın lütfen ? Hisse senetleri ne kadar yükselmiş bugün ? Domatesin kilosu kaça ? Lady Di'nin bir çocuğu daha olacakmış,duydunuz mu ? ''
Jostein Gaarder, Sophie'nin Dünyası
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder